Gerilim Filmi Sevenlere Duyurulur: İzlerken Yerinizde Duramayıp Nefessiz İzleyeceğiniz 40 Gerilim Filmi

Birçok korku filminin kan ve vahşetinden ziyade, gerilim filmleri sizi koltuklarınızın ucunda tutan çatışmalar, beklenmedik dönüşler ve gerilimlerle doludur. Daha da iyisi, gerilim filmlerinin izleyiciye yaşattığı endişe, dehşet ve belirsizlik onları kendilerini, yakınlarını ve hatta kendi gerçekliklerini sorgulamaya zorlayabilir. İşte sizin için IMDb puanlarına göre40 gerilim filmini sıraladık, iyi seyirler. ?

Kaynak: https://www.elle.com/uk/life-and-cult…

40. Küçük İpuçları (The Little Things) (2021)

IMDb: 6.3

İki Oscar ödüllü Denzel Washington’ın başrolde olduğu bu suç dramı 1990’ların Los Angeles’ında geçiyor. Kern County Şerif Yardımcısı Joe Deacon, hızlı bir kanıt toplama görevi için Los Angeles’a gönderilir. Ava öncülük eden L.A. Şerif Departmanı’ndan Çavuş Jim Baxter, Deke’in polis içgüdülerinden etkilenerek gayri resmi olarak yardımını alır. Ancak katilin izini sürerken Baxter, soruşturmanın Deke’in geçmişinin yankılarını ortaya çıkardığından ve davasından daha fazlasını tehdit edebilecek rahatsız edici sırları açığa çıkardığından habersizdir.Bu akıl almaz drama sayesinde koltuğunuzun kenarında olmaya şimdiden hazırlanın.

39. Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum (I’m Thinking of Ending Things) (2020)

IMDb: 6.6

2005 yılında Eternal Sunshine of the Spotless Mind ile En İyi Özgün Senaryo Akademi Ödülü’nü kazanan Charlie Kaufman,bu filimin de arkasındaki beyin. Jesse Plemons’ın canlandırdığı erkek arkadaşı Jake ile ilişkisini bitirmeyi düşünen genç bir kadın olan Lucy rolündeki Jessie Buckley’nin başrolünde oynadığı Bir Şeyleri Bitirmeyi Düşünüyorum, ikilinin Jake’in ailesini gözlerden uzak çiftliklerinde ziyaret etmesiyle başlar.Bir kar fırtınası sırasında Jake’in annesi (Toni Collette) ve babasıyla (David Thewlis) çiftlikte mahsur kalan genç kadın, erkek arkadaşı, kendisi ve dünya hakkında bildiği ya da anladığı her şeyin doğasını sorgulamaya başlar. Bu film sonunda hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını kanıtlıyor.

38. The Good Nurse (2022)

IMDb: 6.8

Film, 1990’lar ve 2000’ler arasında hemşire olarak çalışırken en az 29 kişiyi öldüren Cullen’ın gerçek hikayesine dayanıyor, ancak yetkililer bu sayının 400’e yakın olduğuna inanıyor. Ciddi bir sağlık sorunuyla mücadele eden yoğun bakım hemşiresi ve anne Amy Loughren (Jessica Chastain), bu sinir bozucu gizemli dramda tüm zamanların en uğursuz seri katillerinden biri olan Charles Cullen’ı ortaya çıkarıyor. Loughren’in yeni iş arkadaşı (Cullen) ilk başta özverili ve ona büyük bir yardım gibi görünse de, açıklanamayan ölümler sessiz katili kaderine götürüyor.

37. The Power Of The Dog (2021)

IMDb: 6.8

Phil Burbank’in (Benedict Cumberbatch) kayınbiraderinin (Jesse Plemons) yeni karısı Rose’a (Kirsten Dunst) aile çiftliğinde gaz lambası tutup kurnazca zorbalık yapmasını konu alan yarı Western, yarı gerilim türünde bir film. Yıl 1925’tir. Burbank kardeşler Montana’da zengin çiftçilerindedirler. Kardeşler, pazara giderken Red Mill restoranında dul ev sahibi Rose ve onun kolay etkilenen oğlu Peter ile tanışırlar. Phil öyle zalimce davranır ki ikisini de gözyaşlarına boğar, acılarından zevk alır ve diğer sığırtmaçları kahkahalara boğar – Rose’u teselli eden ve sonra onunla evlenmek için geri dönen kardeşi George hariç hepsi. Phil öfke ve kurnazlık arasında gidip gelirken, Rose’la alay etmesi ürkütücü bir biçim alır. Cumberbatch’in düdüğü halen tüylerimizi diken diken etmeye devam etmekte.

36. Dul Kadınlar (Widows) (2018)

IMDb: 6.8

Steve McQueen’in suç soygunu gerilimi, ölen kocalarının planladığı soygunu gerçekleştirmeye çalışan üç yeni dul kadını filme alıyor. Bu dört kadının ölen kocalarının suç faaliyetlerinden geriye kalan bir borç dışında hiçbir ortak noktası yok. Günümüz Chicago’sunda, çalkantılı bir dönemde geçen filmde, Veronica (Viola Davis), Alice (Elizabeth Debicki), Linda (Michelle Rodriguez) ve Belle (Cynthia Erivo) kaderlerini kendi ellerine alıp kendi şartlarına göre bir gelecek kurmak için komplo kurduklarında gerilim tırmanıyor. Cynthia Erivo, Colin Farrell ve Daniel Kaluuya’nın da rol aldığı film kaçırılmaması gereken bir gerilim filmi.

35. Panik Odası (Panic Room) (2022)

IMDb: 6.8

Genç bir Jodie Foster ve daha da genç bir Kristen Stewart, gerçek bir panik odası bulunan bir eve taşınan bir anne ve kızı canlandırıyor. Meg Altman, kocasından yeni ayrılmıştır, ondan aldığı nafakayla oldukça eski bir ev satın alır ve kızıyla taşınır. Evin içerisinde özel bir oda fark ederler. Bu oda tam güvenlikli bir panik odasıdır. İhtiyaç duymaları halinde bu odaya sığınabileceklerini düşünürler ve sonunda ihtiyaç da duyarlar. Korkunç bir gecede, üç adam (Forrest Whitaker, Dwight Yoakam ve Jared Leto liderliğinde) evlerini bastığında panik odasına sığınmak zorunda kalırlar ama spoiler vermemek için sonrasını söylemeyelim.

34. Platform (The Platform) (2019)

IMDb: 7

Platform (El Hoyo), her katında iki ‘mahkûmun’ bulunduğu dikey bir hapishanenin hikâyesine dayanan bir İspanyol gerilim filmi. Ortada, üst katlardaki yemeklerden arta kalan yiyeceklerle dolu bir platformun indiği bir delik vardır. Üst kattaki mahkumlar yiyeceğe ulaşmak için çabalarken, alt katta bulunan mahkumlar, her gün biraz daha vahşileşerek açlıkla baş etmeye çalışırlar. Bir gün gözünü hapishanenin 33. katında açan Goreng, hapishanenin kurallarını iyi bilen Trimagasi ile birlikte yiyeceğe ulaşabilmek için zorlu bir mücadeleye girişir. Ne kadar yükseğe çıkarsanız, o kadar çok yemek yemek zorunda kalırsınız. Ama bu filmin gerçek ahlaki anlamı bundan mı ibaret?

33. Saltburn (2023)

IMDb: 7.1

Film, Oxford’da okurken güzel, zengin ve aristokrat Felix Catton ile arkadaş olan Oliver Quick’in (Barry Keoghan) hikayesini anlatıyor. Oxford Üniversitesi’nde kendine bir yer bulmaya çalışan öğrenci Oliver Quick, kendisini çekici ve aristokrat Felix Catton’ın dünyasına çekilmiş bulur ve Catton, onu asla unutamayacağı bir yaz için eksantrik ailesinin geniş arazisi Saltburn’e davet eder ve film başlar.

32. The Devil All The Time (2020)

IMDb: 7.1

Tom Holland ve Robert Pattinson’ın başrollerini paylaştığı bu gerilim filminde, İkinci Dünya Savaşı sonrası küçük bir kasabada kendini sevdiklerini korumaya adamış genç bir adamın karşısına tehditkâr karakterler çıkıyor. Güney Pasifik’teki katliamın acı çeken gazisi Willard Russell, ‘dua günlüğüne’ ne kadar kurban kanı dökerse döksün, güzel karısı Charlotte’u kanser yüzünden acı dolu bir ölümden kurtaramaz. Amerika’nın otoyollarında dolaşıp fotoğraflayacakları ve yok edecekleri uygun modeller arayan karı-koca seri katil ekibi Carl ve Sandy Henderson var. Yolsuzluk ve çalkantı bu filmin merkezinde yer alıyor ve izleyicileri oldukça inişli çıkışlı bir yolculuğa çıkarıyor.

31. Gerçeğin Parçaları (Winter’s Bone) (2010)

IMDb: 7.1

Ree Dolly (Jennifer Lawrence) Ozarks, Missouri’de yaşayan ve kayıp babasını bularak ailesini evden atılmaktan korumak zorunda olan bir gençtir.  Ree’nin uyuşturucu bağımlısı babasını aradığı yetmezmiş gibi akli dengesi bozulmuş annesinin de bakıcılığını yapması gerekir. Küçük yaştan omuzlarına ağır bir yük yüklenen Ree bir yandan da kardeşlerini koruyup kollamak zorundadır. Lawrence’a ‘En İyi Kadın Oyuncu’ dalında Oscar adaylığı kazandıran film, Ree’nin babasına ne olduğunu öğrenmek için yerel bir suç patronu ve meth bağımlısı amcasıyla konuşmasını da konu alıyor.

30. The Menu (2022)

IMDb: 7.2

Anya Taylor-Joy, Ralph Fiennes ve Nicholas Hoult’un başrollerini paylaştığı, kaliteli yemek endüstrisinin bu kara mizahi hicivinde, konuklar özel bir yemek için uzak bir adaya giderler ve yemek beklenmedik bir şekilde korkunç bir hal alır. Haute cuisine’in sunduğu her şeyin en iyisinden daha azını beklemeyen, zorlu bir damak zevkine sahip bir grup ultra zengin gastronom, saygın gurme şef Julian Slowik tarafından işletilen özel bir mutfak tapınağı olan Hawthorn’a gelir.Nihayet uzun bekleyiş sona ermiştir. Ancak mutfaktaki esrarengiz dâhinin bu gece için büyük planları olduğunu kimse bilmemektedir. Ne de olsa, buyurgan mutfak sanatçısı onlarca yıldır lezzetin ve kaliteli yemeğin sınırlarını zorlamaktadır. Şimdi, ev sahibi nihayet ”magnum opus”unu ortaya çıkarabilir.

29. İşlenmemiş Elmaslar (Uncut Gems) (2019)

IMDb: 7.4

Daha önce hiç görmediğiniz Adam Sandler var karşınızda. Bu Amerikan suç gerilim filminde aktör, New York’ta, artan borçlarını ödemek için satın aldığı bir mücevheri bulma görevinde olan, tatlı dilli bir kuyumcu ve kumar bağımlısı Howard Ratner’ı canlandırıyor. Her zaman bir sonraki büyük bahsin peşinde olan Howard, Etiyopya’dan gelen ve çok ilgilenen yüksek profilli bir alıcısı olan nadir bir işlenmemiş Opal keşfettiğinde nihayet büyük vuruşu yaptığını düşünür. Ancak Howard sonunda büyük kazanmaya yaklaştıkça, eylemlerinin sonuçlarından kaçmaya devam edemeyeceğini daha fazla fark etmek zorunda kalır. Eric Bogosian (Succession) ve Idina Menzel’in (Frozen) başrollerini paylaştığı bu hızlı tempolu gerilim filmi baştan sona kalbinizi hızlandıracak (ve tüm elmasları istemenize neden olacak).

28. Gece Hayvanları (Nocturnal Animals) (2016)

IMDb: 7.5

Tom Ford’un yazıp yönettiği bu film, 2016 Venedik Uluslararası Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü’nün sahibi oldu. Amy Adams’ın zengin sanat galericisi Susan Morrow’u ve Jake Gyllenhaal’un yazar Tony Hastings’i canlandırdığı film, boşanmış bir çiftin birbirleri hakkında bazı gizli gerçekleri öğrenmelerini konu alan romantik bir gerilim. Morrow, eski kocasının yazılarının peşini bırakmadığını fark eder ve bunun onun bir tür intikamı olduğuna kendini ikna etmeye çalışır. ‘Hikâye içinde hikâye’ olan filmin ilk bölümünde Susan, 20 yıl önce terk ettiği eski kocasından bir kitap taslağı alıyor. İkinci bölüm, aile tatili şiddet ve ölümle sonuçlanan bir adamın etrafında dönen ‘Nocturnal Animals’ adlı gerçek el yazmasını takip ediyor. Aynı zamanda, kendini ilk evliliğini hatırlarken ve kendisiyle ilgili bazı karanlık gerçeklerle yüzleşirken bulan Susan’ın hikayesini de takip etmeye devam ediyor.

27. Karanlık Sular (Dark Waters) (2019)

IMDb: 7.6

Karanlık Sular, bu sürükleyici Erin Brockovich tarzı filmde bir avukatın DuPont’u (tencere, tava ve diğer pek çok ev eşyasını üreten şirket) adalete teslim etme kararlılığını anlatan gerçek bir hikayeye -ve büyüleyici bir New York Times makalesine- dayanıyor. Gerilim filmleri ne zaman daha heyecan verici olur? Tabi ki de gerçek olaylara dayandıklarında. Şirketin kimyasalları toprağa ve suya dökmesinin Batı Virginia’daki bir topluluk üzerindeki yıkıcı etkilerine ışık tutan bu hikaye o kadar sarsıcı ki, şimdiye kadar duymadığınıza inanamayacaksınız.

26. Saplantı (Fear) (1996)

IMDb: 7.6

Reese Witherspoon ve Mark Wahlberg’in başrollerini paylaştığı film hemen izleme listene eklenmesi gereken bir film. Nicole Walker (Witherspoon), Seattle’daki bir gece kulübünde David McCall’a (Wahlberg) aşık olur ve aralarındaki yaş farkına ve(Nicole 16, Walker 23 yaşında) McCall, genç kızın babasının şüphelerine rağmen partnerinin ailesini etkiler. Ne yazık ki Walker’ın babası (William Petersen ) endişelerinde haklı çıkar ve McCall’un daha karanlık, daha kötücül bir yanı olduğu ortaya çıkar. Marky Mark, o sandığınız Mark değilmiş!

25. Amerikan Sapığı (American Psycho) (200)

IMDb: 7.6

Christian Bale, Reese Witherspoon ve Justin Theroux’nun başrollerini paylaştığı Amerikan Sapığı, kurbanlarına tecavüz etmeyi, öldürmeyi ve parçalamayı seven psikopat bir katil olan Wall Street’li işadamı Patrick Bateman’ın (Bale) karanlık ilgi alanlarını ele alıyor. Başka bir deyişle Bateman, içinde sadece açgözlülük ve tiksinti barındıran, başkalarının sahip olabileceklerini istemekten kaynaklanan açgözlülük ve beklentilerini karşılamayanlara ve ilk ya da en iyi olmadığı için kendisine duyduğu tiksinti ile insana benzeyen bir kabuktan oluşur. Bu tiksinti sonunda kendini dünyayı bu insanlardan kurtarmak istemekle gösterir; onları insan olarak değil, yalnızca kurtulmak istediği özellikleriyle görür. Karanlık ve ürkütücü olduğu kadar muhteşem bir gerilim filmi.

24. Operasyon: Argo (Argo) (2012)

IMDb: 7.7

Başrol oyuncusu Ben Affleck’e ‘En İyi Yönetmen’ Oscar’ını kazandıran Argo, İran’daki bir rehine olayı sırasında bir grup Amerikalının kurtarılması operasyonunun gerçek hikayesini anlatıyor. CIA ‘sızdırma’ uzmanı Tony Mendez (Affleck), tehlike ortaya çıkmadan önce Amerikalıları güvenli bir şekilde İran’dan çıkarmak için bir plan yapmak zorunda kalıyor.

23. İçerideki Adam (Inside Man) (2006)

IMDb: 7.6

Oscar ödüllü Spike Lee’nin yönettiği bu film, bir soygun sırasında bir polis memuru (Denzel Washington) ile bir banka soyguncusu (Clive Owen) arasındaki hesaplaşmayı konu alıyor. Dalton Russell (Owen) mükemmel bir hırsızdır, bir suçun her detayını son saniyesine kadar planlar. Ancak Madeline White’ın (Jodie Foster) Dedektif Keith Frazier’ın (Washington) davasına katılması istendiğinde, işin içinde iyi planlanmayan başka şeyler açığa çıkar.

22. Zodyak Katili (Zodiac) (2007)

IMDb: 7.7

Robert Graysmith’in 1986 tarihli aynı adlı kurgusal olmayan kitabından uyarlanan Zodiac, 1960’lar ve 1970’lerde San Francisco Körfez Bölgesi’nde şifreli mesajlar ve ürpertici telefon görüşmeleriyle halkı rahatsız eden bir seri katil olan Zodyak Katili’ni arama hikayesini konu alıyor. 1970’lerdeki gerçek bir davanın hafifçe kurgulanmış bu anlatımında, katili ararken davayı saplantı haline getiren dedektifleri ve muhabirleri takip ediyoruz. Robert Graysmith’in kitabından uyarlanan film, dedektiflerin ve gazetecilerin hayatlarına ve kariyerlerine odaklanıyor. Başrollerini Jake Gyllenhaal, Mark Ruffalo ve Robert Downey Jr’ın paylaştığı film Rotten Tomatoes ‘tomatometre ‘sinde yüzde 89 gibi şaşırtıcı bir puan aldı.

21. Ex Machina (2014)

IMDb: 7.7

Yazar Alex Garland (28 Gün Sonra), başrolünde Caleb Smith’in (Domhnall Gleeson) yer aldığı bu muhteşem gerilim filminin yönetmen koltuğunda oturuyor – şirketinde düzenlenen bir yarışmayı kazanarak CEO’su Nathan Bateman’ın (Oscar Isaac) malikanesinde bir hafta geçirmeye hak kazanan bir programcı. Smith, Bateman’ın son yapay zeka ‘grubu’  için Turing benzeri bir bilinç deneyi için insan testi olarak seçildiğini öğrenir. İnsanların insanlarla uğraşmaması gerektiğine dair bir örnek varsa, o da budur.

20. Kapan (Get Out) (2017)

IMDb: 7.8

Bu gerilim filmi Jordan Peele’e ‘En İyi Özgün Senaryo’ dalında Oscar kazandırdı. Yaygın sorunları ele alan film, ırklar arası bir çift olan Chris Washington (Daniel Kaluuya) ve kız arkadaşı Rose Armitage (Allison Williams) etrafında şekilleniyor. Sevdiklerinin aşırı derecede misafirperver olduğu şehir dışındaki aile evini ziyaret ettiklerinde, giderek artan şok edici ve rahatsız edici olaylar alarm zillerinin çalmasına neden oluyor.

19. Sürücü (Drive) (2012)

IMDb: 7.8

Film yapımları ve soyguncular için dublör şoförlüğü yapan Ryan Gosling’in canlandırdığı karakter, geceleri de soygun yapmaktadır. Komşusu genç anne Irene’e (Carey Mulligan) aşık olur ve kocası Standard (Oscar Isaac) kısa süre sonra şoförün başına bela olur. Bir anda kendisini Los Angeles’ın en tehlikeli adamlarının hedef listesinde bulur. Şimdi hem kendi hayatını, hem Irene ve oğlununkini kurtarmak için yapacağı tek şey en iyi bildiği şekilde sadece araba sürmektir! Ekranda gördüğümüz en kanlı banyo cinayeti sahnelerinden birini içeren bu filmin (uyarmadı demeyin), oyuncu kadrosu, konusu ve sinematografisi gibi müzikleri de çok iyi.

18. Ejderha Dövmeli Kız (The Girl With The Dragon Tattoo) (2011)

IMDb: 7.8

David Fincher tarafından yönetilen ve Stieg Larsson’un üçlemesinin ilk kitabından uyarlanan filmin başrollerinde Daniel Craig ve Rooney Mara yer alıyor. Film, zengin bir sanayicinin 40 yıl önce öldürüldüğüne inanılan yeğeninin kayboluşunu araştıran gazeteci Mikael Blomkvist’i (Craig) konu alıyor. Soruşturmasında kendisine Lisbeth Salander (Mara) adında dövmeli bir bilgisayar korsanı yardımcı oluyor.

17. Mulholland Çıkmazı (Mulholland Drive) (2001)

IMDb: 7.9

David Lynch’in yönettiği bu filmin başrollerinde Naomi Watts ve Justin Theroux yer alıyor. Film, Rita’nın (Laura Elena Harring) bir araba kazasının ardından hafızasını kaybetmesiyle başlıyor. Los Angeles’ta kafası karışık bir şekilde dolaşırken bir apartman dairesine sığınır ve Betty (Watts) tarafından bulunarak Rita’nın geçmişini çözmeye çalışmasına yardımcı olmaya çalışıyor. ABD’de 21. Yüzyılın en iyi filmlerinden biri olarak gösterilen bu film kesinlikle kaçırılmamalı.

16. Diriliş (The Revenant) (2015)

IMDb: 8

Efsanevi sınır adamı Hugh Glass, 1823 yılında keşfedilmemiş vahşi doğayı keşfederken acımasız bir ayı saldırısı sonucu yaralanır. Av ekibi onu ölüme terk ettiğinde Glass, bir yandan eve dönüş yolunu bulmak için hayatta kalma becerilerini kullanırken bir yandan da kendi avlarına çıkan yerlilerden kaçınmak zorundadır. Kederli ve intikam ateşiyle yanıp tutuşan Glass, kendisine ihanet eden ve onu terk eden eski sırdaşı John Fitzgerald’ın izini sürmek için kışlık arazide yürüyüşe çıkar. Oyunculuklar, mekan ve filmin tamamına yayılan tutarlı davul müziğiyle birleşince, kalbinizin filmle birlikte attığını hissediyorsunuz. Leonardo Dicaprio’nun nihayet En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandığı 2015 yapımı bu film söz konusu olduğunda gerilim kelimesi yetersiz kalıyor. Ancak ben halen ayının da Oscar hak ettiğini düşünenlerdenim.

15. Kanlı Elmas (Blood Diamond) (2006)

IMDb: 8

Hikaye, köklerinden dolayı işkence gören bir adam olan Archer’ı takip ediyor. Archer güçlü bir hayatta kalma içgüdüsüyle, kendisini savaş elmasları işinde kilit bir oyuncu haline getirmiştir. Sierra Leone’de insanlar dişe diş savaşırken siyasi huzursuzluk yaygındır. Solomon ve güzel Maddy ile tanışan Archer’ın hayatı sonsuza dek değişir ve etrafındaki savaşla barışmak için kendisine bir şans verilir. Leonardo DiCaprio, Djimon Hounsou ve Jennifer Connolly, çatışma bölgelerindeki elmas madenciliğinin etkilerini anlatan bu yıkıcı filmin başrollerinde yer alıyor.

14. Siyah Kuğu (Black Swan) (2010)

IMDb: 8

Natalie Portman bu psikolojik gerilim filmindeki başrol performansıyla Oscar kazandı. Portman, kariyerine kafayı takmış ve ruh sağlığı bozulma noktasına gelmiş bir balet olan Nina’yı canlandırıyor. Sanat yönetmeni Thomas Leroy (Vincent Cassel), Kuğu Gölü’nün yaklaşan prodüksiyonunda Nina’nın yerine baş balerin Beth MacIntyre’ı (Winona Ryder) getirdiğinde, işler kısa sürede çirkinleşir. Balerin Lily (Mila Kunis) de işin içine girince işler daha da kötüye gider. Nina ve Lily’nin arkadaşlığı ilerledikçe, yeni balerin kendini karanlık tarafa geçerken bulur.

13. Denizin Dişleri (Jaws) (1975)

IMDb: 8.1

Jack Black’in canlandırdığı karakter, The Holiday’de Jaws’ın güzelliğini ‘İki nota ve bir kötü adamınız var’ diye özetliyor. Ve daha fazla haklı olamazdı. Pek çoğumuzun köpekbalıklarından korkmasının nedeni olan Steven Spielberg’in yönettiği bu filmde, birkaç kişi bir yırtıcı hayvanın kurbanı olur. Ana işi plajları olan küçük bir topluluk olan Amity Adası’nda sıcak bir yaz mevsimidir. Yeni Şerif Martin Brody bir köpekbalığı saldırısı kurbanının kalıntılarını keşfettiğinde, ilk eğilimi plajları yüzücülere kapatmak olur. Ancak bu önlem yeterli olmaz, yırtıcı bir oğlan çocuğunu da kurbanlarının arasında ekler. Oğlanın annesi köpekbalığının başına ödül koyar. Bir grup balıkçı, bu büyük beyazla başa çıkabileceklerine ve yerel topluluklarını kurtarabileceklerine inanırlar.

12. Tutsak (Prisoners) (2013)

IMDb: 8.1

Keller Dover’ın (Hugh Jackman) kızı kaybolur ve onu kimin kaçırdığını bulmak için kendi soruşturmasını başlatır. Dedektif Loki (Jake Gyllenhaal) olayla ilgilenmektedir ve Alex Jones (Paul Dano) adında yerel bir çocuktan şüphelenmesine rağmen Dover’ı geri çekilmesi ve yetkililerin işlerini yapmalarına izin vermesi konusunda defalarca uyarır. Bundan sonrası tahmin edemeyeceğin kadar heyecan verici ve tüyler ürpertici.

11. Baba (The Father) (2020)

IMDb: 8.2

Kızı’nın (Olivia Colman) yardımını reddeden ve gördüklerinin gerçek mi yoksa hayal ürünü mü olduğunu sorgulamak zorunda kalan yaşlı adam (Anthony Hopkins) kızının Paris’e taşınacağı haberini alır. Sonuç olarak, solan hatıralar ani ruh hali değişimlerini tetikleyerek Anthony’nin çevresini, sevdiklerini ve hatta zamanı çarpıtıyor. Peki küçük kızı neden ziyaret etmeyi bırakmıştır? Ve Anthony’nin yanına gelen yabancılar kimlerdir? Anthony Hopkins’ bu filmdeki oyunculuğuyla 2020 Oscar’larında neden En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. Filmde ayrıca Rufus Sewell, Mark Gatiss ve Imogen Poot gibi usta isimler de yer alıyor.

10. Zindan Adası (Shutter Island) (2010)

IMDb:8.2

Martin Scorsese ve Leonardo DiCaprio dramatik gerilim filminde bir araya geliyor. Filmde DiCaprio’nun canlandırdığı federal şerif Teddy Daniels ve ortağı Chuck (Mark Ruffalo), suç işlemiş delilerin kaldığı bir akıl hastanesinin bulunduğu Zindan Adası’na giderler. Rachel Solando (Emily Mortimer) adlı bir hastayla ilgili araştırmaları sırasında Teddy, karısının adadaki bir kundakçı tarafından öldürülmesinin anısıyla mücadele etmeye başlar ve adada bunu soruşturmaya başlar. Teddy’nin soruşturması devam ettikçe filmin içindeki doğru zannettiğimiz her şeyi sorgulamaya başlıyoruz.

9. Yaralı Yüz (Scarface) (1993)

IMDb: 8.3

Oscar ödüllü Al Pacino’nun başrolünü oynadığı bu klasik, Küba doğumlu dirençli bir suçlunun bir uyuşturucu kartelinin kontrolünü ele geçirmesini ve açgözlülüğe teslim olmasını anlatıyor. Küba’dan Amerika’ya göç edecek olan binlerce insanın içerisinde azılı suçlular ve akıl hastaları da vardır. Bu azılı suçluların en bilinenlerinden Tony Montana da yakın arkadaşı Manny Ribera ile Miami’ye göç eder. Montana kendisini ülkenin uyuşturucu babalarından biri olan Frank Lopez’in kanatlarının altında bulur. Montana’nın ise geldiği yerlerden daha yükseklere ulaşmak yönünde oldukça iddialı ve cesur hedefleri vardır. Sonuç mu? Tehditkâr sonuçlara yol açan zorlama, çılgınlık ve zalimlik dolu bir hayat.

8. Ölüm Korkusu (Vertigo) (1958)

IMDb: 8.3

1958’de yapılmış bu film halen gerilim filmi dendiğinde akla gelen ilk filmler arasında. Yönetmen Alfred Hitchcock’un en iyi filmlerinden biri olarak kabul edilen Fransız romanı D’entre les morts’un bu edebi uyarlamasında, özel dedektif Scottie Ferguson (James Stewart) bir polis memurunun kendisini binadan düşmekten kurtarmaya çalışmasının ardından vertigo hastası olduğunu fark eder. İşinden emekli olmasına rağmen, karısı Madeleine’in (Kim Novak) bir ruh tarafından ele geçirildiğine inanılan eski bir arkadaşı için son bir vaka yapması istenir. Arkadaşı Gavin Elster (Tom Helmore) ondan karısını takip etmesini ister ama Scott kendini ona aşık halde bulur. Tabii ki trajedi de peşinden gelir.

7. Akıl Defteri (Memento) (2000)

IMDb: 8.4

Leonard (Guy Pearce) adında bir adam, tanımadığı bir adamın kendisini dövmesi ve karısına vahşice tecavüz edip öldürür. Sonrasında Leonard’ın bu olayda kafasına aldığı bir hasardan dolayı kısa aralıklarla hafızası sıfırlanmaktadır. Kısa süreli hafızayla bu olayla mücadele etmeye ve karısının katilini bulmaya çalışır. Günlük hayatını takip edebilmek için, unutacağını bildiği önemli bilgi parçalarını bir araya getirmek üzere notlar ve Polaroid fotoğraflar almak zorundadır. Karısının katilinden intikam almak için barmaid Natalie (Carrie-Anne Moss) ve arkadaşı Teddy’nin (Joe Pantoliano) yardımıyla yola koyulur, ancak Leonard bu ikilinin güvenilmez olduğundan şüphelenmektedir. Hangi nedenle? Bunu öğreneceksiniz.

6. Arka Pencere (Rear Window) (1954)

IMDb: 8.5

Alfred Hitchcock, foto muhabiri L.B. Jeffries’in (James Stewart) kırık bacağıyla evde kalmak zorunda kalması ve evinin çevresinde olup bitenleri izlemek için dürbün kullanmaya başlamasıyla bu tecrit öyküsüne ışık tutar. Ancak komşusu Lars Thorwald’ın (Raymond Burr) dırdırcı karısını öldürdüğüne dair hayalleri gerçek çıkabilir. Gerilim ve dram dolu bu film, hepimize uyanık kalmayı ama röntgenciliğin her zaman zararsız bir eğlence olmadığının farkında olmayı öğretiyor.

5. Köstebek (The Departed) (2006)

IMDb: 8.5

Martin Scorsese’nin yönettiği Boston’da geçen bu film, yozlaşmış polisler, mafya ve gizli ajanların karıştığı organize bir suç olayını konu alıyor. Filmin Martin Sheen, Alec Baldwin, Ray Winstone, Leonardo DiCaprio, Jack Nicholson ve Matt Damon gibi yıldız bir oyuncu kadrosu var. Genç gizli polis Billy Costigan, çete reisi Frank Costello tarafından yönetilen mafya sendikasına sızmakla görevlendirilir. Billy kısa sürede Costello’nun güvenini kazanırken, sendika için muhbirlik yapmak üzere eyalet polisine sızmış, azılı bir genç suçlu olan Colin Sullivan da Özel Soruşturma Birimi’nde güçlü bir konuma yükselmektedir. Her iki adam da çifte hayatları tarafından derinden tüketilir, sızdıkları operasyonların planları ve karşı planları hakkında bilgi toplarlar. Ancak hem mafya hem de polis için içlerinde bir köstebek olduğu ortaya çıktığında, Billy ve Colin aniden yakalanma ve düşmana ifşa olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır – ve her biri kendilerini kurtarmak için diğer adamın kimliğini zamanında ortaya çıkarmak için yarışmalıdır. Bu filmi daha önce izlediyseniz bile tekrar izleyebilirsiniz.

4. Parazit (Parasite) (2019)

IMDb: 8.5

Filmde Kim ailesi bireyleri yoksulluk ve kötü hayat şartlarıyla boğuşmaktadırlar. Bu yüzden ailenin oğlu varlıklı Park ailesinin kızına özel ders vermeye başladığında bunu bir fırsat olarak görürler ve harekete geçerler. Park ailesinin hayatına şoförleri, öğretmenleri, sanat terapistleri ve ev hizmetçileri olarak sızarlar ve onlar fark etmeden onları sömürürler. Ancak bir noktada işler sarpa sarar. Kölelik, yoksulluk, açgözlülük ve güç konularını mükemmel bir şekilde irdeleyen bu film mutlaka izlenmeli. Bu filmin 2020 Oscar’larında ‘En İyi Film’ ödülünü alması filmi çoktan izleyenler için sürpriz olmadı.

3. Sapık (Psycho) (1960)

IMDb: 8.5

Alfred Hitchcock’un Sapık filmi şüphesiz bugüne kadar yapılmış en iyi ve en etkili gerilim filmlerinden biridir ve gerilim meraklıları için mutlaka izlenmesi (ya da yeniden izlenmesi) gereken bir filmdir. Gösterime girdiği dönemde tartışmalara yol açan filmin başrollerinde efsanevi Norman Bates rolünde Anthony Perkins ve talihsiz Marion Crane rolünde Janet Leigh yer alıyor. Phoenix’te ofis çalışanı Marion Crane, hayatın ona davranış biçiminden bıkmıştır. Sevgilisi Sam ile öğle tatillerinde buluşmak zorundadır ve Sam parasının çoğunu nafaka olarak vermek zorunda olduğu için evlenemezler. Bir Cuma günü, Marion’a işvereni kırk bin doları bankaya yatırması için güvenir. Parayı alıp yeni bir hayata başlama fırsatını gören Marion kasabadan ayrılır ve Sam’in California’daki mağazasına doğru yola çıkar. Uzun bir yolculuktan sonra yorgun düşer ve fırtınaya yakalanır, ana otoyoldan çıkar ve Bates Motel’e girer. Motel, Norman adında, annesi tarafından baskı altına alınmış gibi görünen sessiz bir genç adam tarafından yönetilmektedir ve karmaşık olaylar silsilesi burada başlar.

2. Se7en (Yedi) (1995)

IMDb: 8.6

Yönetmen David Fincher bu karanlık filmi çekerken gerilim severlerin tüm beklentilerini fazlasıyla karşıladı. Cinayet masası uzmanı Dedektif William Somerset (Morgan Freeman) ve genç polis memuru David Mills (Brad Pitt), oldukça iğrenç bazı cinayetlerin arkasındaki suçluyu bulmak için bir araya gelir. Katil, kurbanlarını yedi ölümcül günahı temsil edecek şekilde seçmektedir ve cinayetlerini de bu doğrultuda işlemektedir. Ne yazık ki ikili ve Mills’in karısı Tracy (Gwyneth Paltrow) seri katil dikkatini üzerlerine çekerler. Film sonunda ”ben ne izledim?” diye kendine soracağın türden mükemmel bir gerilim filmi.

1. Kuzuların Sessizliği (The Silence of the Lambs) (1991)

IMDb:8.6

Jodie Foster ve Anthony Hopkins’in başrollerini paylaştığı bu bol Oscarlı film, nefes kesen bir gerilim filmi. Filmde Foster’ın canlandırdığı Clairce Sterling, cinayet ve yamyamlık suçlarından hapis yatan bir psikiyatrist ve psikopat olan Dr. Hannibal Lecter (Hopkins) ile görüşmeye giden bir FBI öğrencisidir. Lecter, yüksek profilli bir dava hakkındaki düşünceleri karşılığında daha konforlu bir tesise taşınmayı talep eder ve Sterling’in geçmişini araştırmaya başlayarak onu kötücül yöntemleri için birincil hedef haline getirir.

Biz de böyle düşündük bu listeyi hazırladık.

Yorumlarda buluşalım  ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x